KARİA YOLU || Datça Etabı || 2. GÜN
KARİA YOLU
2. GÜN
24 Ekim 2021
Sabah 7-8 gibi kalktık. Çantaları hazırladık ve yürüyüşe koyulduk. Rotaya girmeden önce yol üstündeki fırından poğaça falan aldık. Yolda onları yiyerek Kargı'ya gidiyorduk. Yol asfalt olduğu için bizi pek memnun etmedi dağ yollarına alışık olduğumuz için. Kargı'ya geldiğimizde denize girdik. Yorgunluğumuzu attık. Yarım saat dinlendik sonra tekrar yola koyulduk.
Hedefimiz Domuzçukuru'ydu. Yaklaşık 10 km yolumuz var. Yol üstünde çok güzel manzaralar vardı. Bir yerde dinlenmek için durduk. O yer nasıl bir yerdi ya? Ağaçların arasında olmamız, rüzgarın esintisi kulağımızda bir şarkıya dönüşmesi... Muhteşem bir ambiyans vardı orada. Oturduk, çantadaki kahvaltılıkları çıkarıp yedik. Bi nebze de olsa yükümüz hafifledi. Ama yine de ağırdı. Rüzgar öyle hoş esiyordu ki uyku tulumunun içinde gir uyu. Çok güzel çok... Uzanmışım ve uykuya dalmışım bile. Öyle güzeldi ki. Yarım saat mola verdik orada. Biraz daha devam ettiğimizde karşımıza bir yer çıktı. Tam uca gidemedik ama uça yakın yere geldik ve bir de ne görelim? Sağımız deniz solumuz deniz. Datça'ya "burun" diye boşuna demiyorlarmış demek ki. Orada resim çekildik. Bu sefer tırmanma bitti yokuş aşağı iniyorduk. Çok güzel bir manzara bizi takip etti. Denizin turkuazlığı muhteşemdi.
Aynı zamanda YouTube için videolarda çekiyordum.
Kanalıma abone olursanız beni desteklemiş olursunuz. ✨
Domuzçukuru' na geldiğimizde bi oh demiştim. Çünkü sırtımdaki yük ağırdı. Burada bir tesis vardı. Eskiden kullanılmış. Şimdi ise Özay abi buradaydı ya da burada yaşıyordu. Henüz bilmiyorum. Onunla konuştuk, akşamı burada geçirmeyi ertesi gün devam etmeye karar verdik. Durum böyle olunca çadırlarımızı kurduk, Özay abi ile tanıştık ve hep beraber çay içtik.
Yol dediğinde böyle bir şey değil midir? Yeni insanlar, yeni kültürler vs. Yarının ne olacağı belli değil ama sen yoldasın. Bir gün İnşallah bende yollarda olacağım. Bir umut işte.
Youtube için 1. günün videosunu editledim.
Özay abinin ukelesini aldım. Al yazmalım parçasından bir kesit çalıyordum. Sonra beni görünce bana ukelesinin hikayesini anlattı: "Eskiden İstanbul'da yaşıyormuş. Arkadaşının evini temizlerken ukeleyi görmüş ve bu ne demiş? Adam da 'oyuncak' demiş. Özay abi de ne oynucağı ben alıyorum demiş ve almış. O günden sonra Özay abinin yol hikayesinin bir parçası olmuş ukele." Adam burada tek başına yaşıyormuş. Bir tane Dırdır adında köpeği var, 3 tane kedisi var, 20-30 tane de tavuğu var. Bunlara bakıp geçiniyor. Denize olta atıp balık tutuyor. Yaklaşık 10 yıldır yerleşik hayatı olmadığını, otostop ile gezdiğini söyledi. Gümüşhaneliymiş. Biraz vakit geçince Mustafa abi ile babamın yanına gittim, yarının planını yapıyorduk. Nerede kalırsak daha iyi olur? Buralarda su noktası var mıdır? gibi sorular sorup haritadan da bakıyorduk. Onlar konuşuyordu ben de arada dahil oluyordum. Yarın Ovabükü'ne gidecektik. Domuzçukru-Ovabükü rotasını oluşturduk. Toplamda 15 km yolumuz olacaktı.
Biraz daha zaman geçince çadırıma geçip yattım.
Son olarak bu yolu yürümek isteyenlere şunları söyleyeyim:
- Datça- Domuzçukuru arası 11km.
- Bu parkurda Kargı'da tesis var. Bir de Datça'dan çıktığınızda yol ütünde bakkal bulunmakta.
- Deniz mükemmel ötesi bir şey.
- Muhteşem manzaralar sizi bekliyor.
2. Günün Resimleri
Yorumlar
Yorum Gönder